Yazan : Şadi Evren ŞEKER

Çevrimiçi ortamlarda oluşturulan kimliklere verilen isimdir. Basitçe bir kişiliği ifade eder. Bu kimlik sanal/uydurma veya gerçek kimlik olarak sınıflandırılabileceği gibi bazı çalışmalar açısından da bir kişinin birden fazla kişiliği yansıttığı göz önüne alındığında, bütün kimliklerin gerçek olduğu söylenebilir.

Internet sitelerinde, sosyal ağlarda, internet üzerinde oynanan oyunlarda kişiler kendilerini birebir yansıtan isimler ve şekiller seçebileceği gibi tamamen farklı seçimlerde de bulunabilir.

Teknik açıdan bu kimliklerin bir grupta toplanması (mesela aynı IP adresinden giren kimliklerin tespit edilerek aynı kişiye bağlanması) veya kimlik hırsızlığı (kişisel bilgilerin açık olmadığı durumlarda farklı bir kişiliği taklit ederek çıkar sağlama, veya kişiliğe zarar verme, mesela sosyal ağlarda kendisini ünlüler gibi tanıtan kişiler) gibi konularda çalışılmaktadır.

Bunun yanında psikoloji açısından kimlikler ve davranışları, kişi|kimlik ilişkisi ve kimlik ortam ve çevre ilişkisi | çatışması gibi konular da çalışılmaktadır.

Örneğin kişiler kendilerini saklama ihtiyacı hissedebilirler. Bu duruma maskeleme ismi verilir ve kişiye sorulan sorulara, belirli ölçüde farklı cevaplar verilir. Burada cevaplar doğru veya yanlış değildir. Örneğin isim kısmına kişi kendi ismini yazmasa bile başka bir isim yazarak geçer. Bu yazılan isim ise maskenin arkası hakkında bilgi vermektedir. Örneğin bir sinema yıldızının ismini yazan kişinin en azından sinemalara ilgisinin olduğunu ve hatta yazdığı kişi hakkında bilgi sahibi olduğunu (bu filimi izlediğini) ve hatta etkisi altına kaldığını çıkarabiliriz.

Wiszniewski ve Coyne, çalışmalarında, bu maske kimliklerin (verilen sahte bilgilerin) eğitim seviyesi ile ilgili olduğunu ortaya koymuşlardır.

İtibar Yönetimi

İnternet üzerinde müşteri tarafında yapılan ticaretin önemli bir kısmı itibar yönetiminin başarılı olmasına bağlıdır. Buradaki ticareti ikiye ayırabiliriz. İşletmeden müşteriye (B2C) ve müşteriden müşteriye (C2C). İşletmeden müşteriye olan ticaretin zaten internet dışında da belirli bir itibar gereksinimi vardır ve bu itibar internet üzerine taşınır. Fakat daha ilginç olanı müşteriden müşteriye (C2C) ticarettir ve buradaki itibar ihtiyacı e-bay veya amazon gibi firmaların doğmasına ve bu kadar büyümesine sebep olmuştur. Örneğin bir müşterinin farklı bir müşteriye satış yapması sırasında tutuklu ikilemi (prisoner’s dilemma) ismi verilen bir problem yaşanır. Yani iki tarafın da birbirine güvenmesi gerekir ki zindandan kurtulabilsinler. Veya ticaret için düşünecek olursak ticaretin gerçekleşebilmesi için iki tarafın birbirine güvenmesi gerekir. Bu durum ise her alışverişte gerçekleşmesi gerçekten zor bir durumdur. Bu açığı gören e-bay gibi firmalar, sadece itibar yönetimi yaparak iki tarafı bir araya getirmekte ve yaşanan anlaşmazlıkları çözmekte, bunun karşılığında ise her alışverişten komisyon almaktadırlar. Buradaki kar sistemi aslında itibar üzerine kuruludur.

Ayrıca itibar yönetiminin geçişli bir fonksiyon (transitive function) olduğunu da söyleyebiliriz. Yani alışverişlerde her satıcı ve alıcı için ayrıca diğer satıcı ve alıcıların vermiş olduğu geri bildirimlerden (feedback) oluşan bir itibar değeri daha oluşur. Bu durumda aracı web sitesinin itibarı, bu geri bildirim itibarı ile etkileşmekte ve iki itibarın birleşiminden (correlation) oluşan bir değer elde edilmektedir.

Ayrıca bir kişinin güveninin sarsılması durumunda (ayıplı bir ticaret durumunda) bu kişilerin yeni kimliklere başvurduğu da görülmüştür. Buna dijital ayak izi (digital footprint) ismi verilmektedir ve kişinin bütün dijital izini silerek yeni bir kimlik oluşturması beklenir. Bu durum kişinin dijital ortamdaki itibarını kaybetmesi anlamına gelir ve yeni bir satıcı / alıcı seviyesine iner.

Benzer durumun işletmeler veya organizasyonlar için çok daha maliyetli olduğu görülmektedir.

Yine internet üzerindeki her itibar o siteye aittir. Örneğin aynı kişinin farklı sitelerde sahip olduğu itibarlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir ve birbiri ile ilişkisi çok zayıftır (genelde bir satıcı veya alıcı muhatap ararken diğer sitelerdeki itibarına nadiren bakmaktadır). Ancak yeni bir kavram olan açık kimlik (openID) kavramı sayesinde bir kişinin farklı sitelerde sahip olduğu itibarın tek bir merkezde toplanması hedeflenmektedir. Ancak bu teknolojinin kullanılabilmesi için sitelerin bu teknolojiye izin vermesi gerekir.

Çevrimiçi Saldırganlar

Çevrim içi saldırganlar (online predators), çevrim içi kimliklere değişik sebeplerle saldırırlar. Genelde bu saldırının amacı cinsel içerikli, finansal veya politik olabilir. Bu saldırılardan en önemli zararı gören grup ise gençlerdir. Zaten henüz kişiliği tam oturmamış genç yaştaki kullanıcıların internet üzerinde planlı bir şekilde saldırılara maruz kalması artık oldukça kolay bir hal almıştır.

Kimliklerin Sahipliği

İnternet üzerinde oluşturulan kimliklerin sahipliği de bir problem olmaktadır. Örneğin Sony tarafından üretilen bir oyun olan EverQuest oyunundaki bir karakterini e-bay üzerinden satmak isteyen bir kullanıcı için Sony firması e-bay’in satışı durdurmasını istemiştir. Oyunun son kullanıcı sözleşmesinde oyundaki bütün karakterlerin Sony firmasının entelektüel sermayesi olduğu ve izni olmadan satılamayacağını bahane gösterdiği bu girişim e-bay firması tarafından durdurulmuştur. Benzer durum facebook, twitter gibi sosyal ağlarda ve hatta gmail, Hotmail gibi posta hesaplarında da yaşanmaktadır. Dolayısıyla bu hesapların kime ait olduğu tartışması günümüzdeki sorunlu konulardan birisidir.

Bu problemler, literatürde ‘tuğla ve harç’ (Brick and mortar) olarak geçen kavramı öne çıkarmaktadır. Buna göre gerçekten elle tutulabilir tuğla ve harçtan yapılmış işletmelerin, yani bir ürün üreten ve bu ürünü müşterinin görebildiği, dokunabildiği işletmelerin sahiplik, gizlilik veya kişisel haklar gibi problemlerden uzak olmasıdır.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


altı × 4 =